Mücevherin tanıdık isimlerinden çok azı bir yerden geldi. Tutti Frutti geldi. Jacques Cartier’in 1911’de Babür Hindistan’ına yaptığı ziyaret, onu oyma zümrütlerin, yakutların ve safirlerin henüz nadir olmadığı — aile mirası olduğu — odalara getirdi. Alabildiğini aldı; alamadığını sipariş etti. Paris’e döndüğünde ev, oyma taşları, Batı mücevherinin daha önce olmasına izin verilmemiş bir şeye benzeyen parçalara işledi.
Erken Tutti Frutti parçaları — 1936 Hindu kolyesi, Collier Bérénice — bugün müzelerde. 1950’ler ve 60’ların parçaları, en son seçkimizdeki bileklik gibi, dilin olgunlaştığı dönemdir: hâlâ coşkulu, ama bestelenmiş.
Nelere bakmalı
Bir Tutti Frutti parçası taklitlerinden üç şeyle ayırt edilebilir. Birincisi oymadır: otantik Babür kesim taşları (veya dönemin Fransız yeniden kesimleri) henüz hiçbir makinenin çoğaltamadığı bir el kalitesine sahiptir. İkincisi platin dantel işidir: büyütme altında, açık iş doğru şekilde düzensizdir — bir zanaatkâr, bir matris değil. Üçüncüsü damgadır, bizim durumumuzda Cartier Paris damgası ve Atelier Renaud’nun usta işareti.
Bu ay Etiler atölyemizdeki bileklik (seri 7K3M9P) üçünü de taşıyor.